İki elim kalbimde,bastırdıkça kan sızıyor. Nerde yanlış yapıyorum. “tütün bas dinsin “ diyorlar. Bilmiyorlar.. Ben kanımı yandıkça tüten ölü kokusuna gömüyorum.. Mazgallar da can çekişen...
Vapur gürültüsünde saçlarını yüzüme yaslayana... Unuttuğun kadarsın bende. Şimdi ellerime aykırı bir acının gün batımı sokulmakta. Cinnet nişangâhı gözlerimin ta rengini yoklamakta. Sürüklenen gölgem benden sonra. Sonram aydınlığın ayrılığa...
<!-- /* Style Definitions */ p.MsoNormal, li.MsoNormal, div.MsoNormal {mso-style-parent:""; margin:0in; margin-bottom:.0001pt; mso-pagination:widow-orphan; font-size:12.0pt; font-family:"Times New Roman"; mso-fareast-font-family:"Times New Roman";} @page Section1 {size:8.5in 11.0in; margin:70.85pt 70.85pt 70.85pt 70.85pt; mso-header-margin:35.4pt; mso-footer-margin:35.4pt; mso-paper-source:0;} div.Section1 {page:Section1;} --> Sonbahar erken çöktü bu yıl Yapraklar hemen sararmış...
"Yarını hep böyle olur yarınsız sevdaların”Yarın gideceksinAyrılığın simsiyah bayrakları sallanıyor saçlarındaEllerinde kelepçesi yalnızlığınKara gömleğini giymiş acılar pusudaDudakların vedaya hazırBu aşkın son perdesi...
Yer yok, Mekan önemsiz, Zaman sıfır... Bana şah damarımdan daha yakın olana sığınarak!.. Hala acının acemisiyim ve hala sensizliğe bakamaz gözlerim. Kaybolmuyorsun, Bitmiyorsun, Çoğalmıyorsun, Eksilmiyorsun....